Makale“Uzman Görüşünün” Delil Değeri

11 Ocak 2021

“Uzman Görüşünün” delil değeri
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 293. maddesindeki düzenlemeye göre taraflar dava konusu olayla ilgili, uzmanından bilimsel mütalaa alabileceğini belirtmiş, benzer bir duruma 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 67. Maddesinde ayrıca düzenlenmiştir. Buna göre; Cumhuriyet savcısı, katılan, vekili, şüpheli veya sanık, müdafii veya kanunî temsilci, yargılama konusu olayla ilgili olarak veya bilirkişi raporunun hazırlanmasında değerlendirilmek üzere ya da bilirkişi raporu hakkında, uzmanından bilimsel mütalaa alabilirler.
Taraflara yargılamanın devamı sürecinde dava konusuyla ilgili olarak uzmanından rapor alabilmeleri imkanı gerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile gerekse Ceza Muhakemeleri Kanunu ile sağlanmıştır. Burada önemli olan husus, hukuki konulardan öte dava konusu olayla ilgili uzmanlık gerektiren bir konuda uzman görüşünün alınması gerektiğidir. Bilindiği üzere hukuki konularda yetkili kişi yargılamayı yürüten hakim veya mahkemedir.

Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2020/1387 E. , 2020/2553 K. 24.09.2020 Tarihli kararına göre; HMK’nın 293. maddesi hükmünce dava konusu olay ile ilgili
alınacak uzman görüşünün değerlendirileceği, hukuki konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması mümkün olmadığından hukuki konuda alınan uzman görüşünün bilirkişiye tevdi edilerek bilirkişilerce değerlendirmeye tabi tutulmamasında isabetsizlik bulunmamasına, şeklindeki Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar yüksek mahkemece onanmıştır.

Yargılamanın süjeleri olan taraf veya vekillerin hukuki anlamda görüş bildiren uzman raporlarına dosyaya sunmamaları gerekir. Çünkü hakim olayı bizzat hukuki boyutuyla değerlendiren ve kapsamda bir neticeye varabilen kişidir. HMK’da gerekse CMK’da yer verilen düzenlemede vurgu yapılan kısım “uzmanından bilimsel mütalaa” şeklindedir. Hal böyle olunca davanın sonucuna, veya tarafların haklılığına doğrudan tesir edebilecek uzman raporlarından mümkün olduğunca kaçınılmalıdır. Diğer taraftan uzmanlık gerektiren konularda taraflarca alınan uzman raporlarının mahkemece dikkate alınıp alınmayacağı konusunda uygulamada bir istikrar da yoktur. Bilindiği üzere uzman raporları kesin delil mahiyetinde olmayıp hakim veya mahkemenin takdir yetkisinde delillerden sayılmaktadır. Yüksek mahkeme kararlarının bazılarında mahkemece alınan bilirkişi raporları ile taraflarca alınan uzman raporlarının birbirleri ile çelişmesi durumunda yeniden heyet halinde oluşan bilirkişiliğe gönderilmekte ve çelişkinin giderilmesi da olması gerektiği şekilde sağlanmaktadır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/12010 E. , 2018/6678 K. 25.10.2018 tarihli kararına göre; “6100 sayılı HMK’nın 293. maddesinde “tarafların, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalaa alabileceği, sadece bu nedenle ayrıca süre istenemeyeceği, hakimin, talep üzerine veya resen, kendisinden rapor alınan uzman kişiyi davet ederek dinlenilmesine karar verebileceği, uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hakimin ve tarafların gerekli soruları sorabileceği, uzman kişinin çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmemesi halinde hazırlamış olduğu raporun mahkemece değerlendirmeye tabi tutulmayacağı” hükmü düzenlenmiştir. Buna göre tarafların bilirkişi dışında uzmanından bilimsel nitelikli görüş almaları mümkün olup, böylece özel ve teknik konularda tarafların uzman görüşünden yararlanmaları, iddia ve savunmalarını bu görüşlerle desteklemeleri mümkün olacaktır. Uzman kişinin dinlenilmesi imkanının getirilmesiyle bir yandan uzmanlık gerektiren konuların daha iyi aydınlatılması, diğer yandan çelişkili ya da eksik veya yanlış bilgilerle yargılamanın önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı vekilinin hükme esas alınan bilirkişi ek raporuna karşı ileri sürdüğü ciddi itirazları karşılayacak, davalının sunduğu teknik rapor ile bilirkişi ek raporu arasındaki çelişkileri giderecek yeni bir rapor alınıp oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken davalı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen teknik rapor konusunda HMK’nın 293. maddesi hükmü de nazara alınarak bir değerlendirmede bulunulması gerekirken anılan teknik raporla ilgili olumlu olumsuz hiçbir değerlendirmede bulunulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.”

Nihayetinde uygulamada bazı hakimlerin uzman görüşlerine olan mesafeli yaklaşımları da dikkate alındığında, tarafların sunacakları uzman raporlarında mümkün olduğunca çözümü teknik bilgiyi gerektiren alan ile sınırlandırılmalarına özen göstermeleri, mahkemelerin de usulüne uygun düzenlenmiş uzman raporlarını dikkate almaları, dikkate alınmayacaksa da mutlaka gerekçelendirmeleri beklenmektedir.

https://orjin-legal.com/wp-content/uploads/2021/04/ol_1-e1619556811677-320x80.png
Hukukçular Towers No:66B Kat:9 Daire:62 Kartal/İstanbul
0 216 550 97 33
info@orjin-legal.com

Bizleri takip edin:

RANDEVU ALIN

orjinlegal avukatlık ve danışmanlık bürosu. Bu sitede yer alan içerik ve bilgileri izin alınmadan yayınlanamaz ve paylaşılamaz.

Copyright © orjin-legal 2021